Saç Boyaları Güvenli mi? ⋆ Enteresan-İlginç-Değişik-Yararlı-Bilgiler

Saç Boyaları Güvenli mi?

Saç Boyaları Güvenli mi?

Birçok ülkede özellikle kadınlar ve bazı erkekler saç boyası kullanmaktadır. İnsanlar saç boyalarına ve düzleştiricilere ya kendi saçına ya da başkalarının saçına uygularken maruz kalmaktadır. Saç boyalarındaki ve düzleştiricilerdeki bazı kimyasallar ciltten az miktarda emilebilir veya havadaki buharları solunabilir. Zaman zaman saç boyası kullanma ve kanser olma arasındaki bağlantı hakkında söylentiler çıkmakta ve yayılmaktadır. Birçok çalışma, saç boyalarına çeşitli kanser türleri için olası bir risk faktörü olarak bakmıştır. Kuaförler, stilistler ve berberler gibi işlerinin bir parçası olarak düzenli olarak saç boyaları ile çalışan kişilerin boyalara saçlarını ara sıra boyayan kişilerden daha fazla maruz kalmaları muhtemeldir.

Çalışmalar Ne Gösteriyor?

Kansere neden olan veya kanserin büyümesine yardımcı olan bir maddeye kanserojen denir. Araştırmacılar, bir maddenin kansere neden olup olmadığını anlamaya çalışmak için 2 ana çalışma türü kullanır.
*Laboratuvarda yapılan çalışmalarda hayvanlar, tümörlere veya diğer sağlık sorunlarına neden olup olmadığını görmek için bir maddeye (genellikle çok büyük dozlarda) maruz kalır. Araştırmacılar ayrıca bir laboratuvarda petri kabında bulunan normal hücreleri, kanserli hücrelere dönüştürüp dönüştürmeyeceğini görmek için maddeye maruz bırakır. Laboratuvar çalışmalarında, araştırmacılar sonuçları etkileyebilecek diğer faktörlerin çoğunu kontrol edebilir. Yine de, birkaç nedenden dolayı laboratuvar petri kaplarındaki veya hayvanlardaki sonuçların insanlarda aynı şekilde ortaya çıkıp çıkmayacağı her zaman açık değildir.
*Başka bir çalışma türü, farklı insan gruplarındaki kanser oranlarına bakar. Böyle bir çalışma, bir maddeye maruz kalan bir gruptaki kanser oranını, ona maruz kalmayan diğer bir gruptaki oranla veya genel popülasyonda beklenen kanser oranının ne olacağı ile karşılaştırır. Ancak bazen bu çalışmaların sonuçlarının ne anlama geldiğini bilmek zor olabilir çünkü sonuçları etkileyebilecek diğer birçok faktörü hesaba katmak zordur. Çoğu durumda hiçbir çalışma kendi başına yeterli kanıt sağlamaz, bu nedenle araştırmacılar bir şeyin kansere neden olup olmadığını anlamaya çalışırken genellikle hem insan hem de laboratuvar tabanlı çalışmalara bakarlar.
Saç boyaları gibi şeyleri incelemek daha da karmaşık olabilir, çünkü tüm saç boyaları aynı değildir, binlerce farklı kimyasaldan herhangi birini içerebilirler. Bunun da ötesinde, saç boyalarındaki bileşenler yıllar içinde değişmiştir. Başlangıçtaki saç boyaları, 1970’lerin sonlarında laboratuvar hayvanlarında kansere neden olduğu bulunan bazı aromatik aminler de dahil olmak üzere kimyasallar içerdiği için saç boyası üreticileri ürünlerindeki bazı kimyasalları değiştirmişlerdir. On yıllar önce saç boyalarına maruz kalmanın incelenmesi, bugünkü maruziyetlerin incelenmesiyle aynı olmayabilir.

Laboratuvarda Yapılan Çalışmalar

Saç boyalarında kullanılan bazı bileşenlerin (bazı aromatik aminler dahil) laboratuvarboyalarınhayvanlarında, genellikle hayvanlara uzun süre boyunca büyük miktarlarda boya verildiğinde kansere neden olduğu gösterilmiştir. Çalışmalar, bir hayvanın cildine uygulanan bazı kan dolaşımına emildiğini göstermesine rağmen, çoğu cilt uygulaması ile kanser riski arasında bir bağlantı bulamamıştır. Bu sonuçların insanların saç boyası kullanımı ile nasıl ilişkili olabileceği açık değildir.

İnsanlar Üzerindeki Çalışmalar

Saç boyası ürünlerinin kanser riskini artırıp artırmadığını araştıran çalışmaların çoğu mesane kanseri, non-Hodgkin ya da Hodgkin dışı lenfoma, lösemi ve meme kanseri gibi bazı kanserlere odaklanmıştır. Bu çalışmalar 2 grup insanı araştırmıştır:
*Saç boyalarını düzenli olarak kullanan kişiler
*Saç boyalarına iş yerinde maruz kalan kişiler
Mesane kanseri: Kuaförler ve berberler gibi iş yerinde saç boyalarına maruz kalan insanlar üzerinde yapılan çoğu çalışma küçük ama oldukça tutarlı bir mesane kanseri riski bulmuştur. Bununla birlikte, saçları boyanmış insanları araştıran çalışmalar, mesane kanseri riskinde tutarlı bir artış bulamamıştır.
Lösemiler ve lenfomalar: Kişisel saç boyası kullanımı ile lösemi ve lenfoma gibi kanla ilişkili kanser riski arasında olası bir bağlantıyı araştıran çalışmalar karışık sonuçlar vermiştir. Örneğin, bazı çalışmalar saç boyası kullanan kadınlarda, özellikle 1980’den önce kullanmaya başladıklarında ve/veya daha koyu renkler kullandıklarında, Hodgkin dışı lenfoma tipleri (ancak diğerleri için değil) için artmış bir risk bulmuştur. Bazı lösemi riski çalışmalarında da aynı tür sonuçlar bulunmuştur. Bununla birlikte, diğer çalışmalar artmış bir risk bulamamıştır. Saç boyası kullanımının kanla ilgili kanserler üzerinde bir etkisi varsa, küçük olması muhtemeldir.
Meme kanseri: Kişisel saç boyası kullanımı ile meme kanseri arasında olası bir bağlantıyı araştıran çalışmaların sonuçları karmaşıktır. Bazı yeni çalışmalar olmasına rağmen, birçok çalışma risk artışı bulamamıştır.
Diğer kanserler: Diğer kanser türleri için, herhangi bir kesin sonuç çıkarabilmek için çok az çalışma yapılmıştır.
Birçok kişi saç boyalarını kullanır, bu nedenle bu boyaların kanser riskini etkilemesi durumunda daha iyi bir fikir edinmek için daha fazla çalışma yapılması önemlidir.

Neden Endişe Duyuluyor?

Çalışmalar, saç ürünlerinin DNA’ya zarar verebilecek veya vücudun endokrin sistemine müdahale edebilecek olanlar da dahil olmak üzere 5.000’den fazla kimyasal içerdiğini ortaya koymaktadır. Uzmanlara göre kimyasallar kan dolaşımına girip meme dokusu da dahil olmak üzere vücutta dolaşabilmektedir. Önceki araştırmalar, siyah kadınlar için tasarlanmış ürünlerin daha yüksek östrojen konsantrasyonları ve daha fazla endokrin bozucu kimyasallar içerebileceğini bulmuştur. Bazı düzleştiriciler, bilinen bir kanserojen olan formaldehit içerir.

Uzman Kuruluşlar Ne Diyor?

Bazı ulusal ve uluslararası kuruluşlar, kansere neden olup olmadıklarını belirlemek için çevredeki maddeleri incelemektedir. Amerikan Kanser Derneği (ACS) laboratuvar, hayvan ve insan araştırma çalışmaları kanıtlarına dayalı riskleri değerlendirmek için bu kuruluşlara bakar. Bu uzman kuruluşların bazıları saç boyalarını veya bileşenlerini kansere yol açıp açamayacaklarına göre sınıflandırmıştır.
ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), bugün piyasada bulunan saç boyaları ile kanser arasında bir bağlantı olduğunu gösteren güvenilir kanıta sahip olunmadığı söylemektedir. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) bir parçasıdır ve ana hedefi kanserin nedenlerini belirlemektir. IARC, kuaför veya berber olarak iş yerinde maruz kalmanın mesane kanseri ile ilgili verilere dayanarak “muhtemelen insanlar için kanserojen” olduğu sonucuna varmıştır. (Diğer kanser türlerine ilişkin kanıtlar karışık veya yetersiz olarak kabul edilir.)
Amerika’daki Ulusal Toksikoloji Programı (NTP), saç boyalarına maruz kalmayı kansere yol açma potansiyeli açısından sınıflandırmamıştır ancak saç boyalarında kullanılan bazı kimyasalları “makul olarak insan kanserojenleri olması beklenmektedir” şeklinde sınıflandırmıştır. ABD kozmetik endüstrisini temsil eden bir ticaret grubu olan Kişisel Bakım Ürünleri Konseyi baş toksikoloğu Linda Loretz saç boyalarının üzerinde en kapsamlı çalışılan tüketici ürünlerinden biri olduğunu söylemektedir. Loretz’e göre tüm kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde olduğu gibi, şirketlerin tüketicilere pazarlama yapmadan önce saç boyalarının, düzleştiricilerin ve tek tek bunların bileşenlerinin güvenliğini kanıtlamaları gerekmekte ve bu ürünler doğru etiketlenmeli, etiketler yanıltıcı olmamalıdır.

Kadınların Bilmesi Gerekenler

Herkese uygulanan öneriler dışında (sigara içmemek, sağlıklı beslenmek, fiziksel olarak aktif olmak, rutin tarama muayeneleri yaptırmak, vb.) mevcut veya eski saç boyası kullanıcıları için özel bir tıbbi tavsiye yoktur. Sigara içmek mesane kanseri ve bazı lösemi türleri (diğer birçok kanser ve diğer hastalıkların yanı sıra) için bilinen bir risk faktörüdür ve sigarayı bırakmak saç boyası kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın sağlığı iyileştirebilir.
Bazı insanlar başka nedenlerle saç boyalarına maruz kalmaktan kaçınmak veya sınırlamak isteyebilir. Örneğin, saç boyalarındaki bazı bileşenler bazı insanlarda ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Saç boyaları aslında bazı insanlarda saç dökülmesine neden olabilir. Bazı doktorlar kadınlara hamilelik sırasında (veya en azından ilk üç aylık dönemden sonraya kadar) saçlarını boyamamasını tavsiye eder. Bunun bir sorun olup olmadığından emin olmak için hamilelik sırasında saç boyası kullanımı hakkında yeterli bilgi yoktur ancak doktorlar genellikle bunu sadece güvenli kalmak için önerir.
Bir saç boyası veya düzleştiricide ne olduğunu bulmak zordur çünkü bu maddeler her zaman kutuda bildirilmez. Belirli bir kimyasal açısından, aslında suçlu tanımlanamamıştır. Kadınlar eğer kendilerinde işe yararsa yarı kalıcı bir saç boyasına geçmeyi deneyebilir. FDA, organik içerikli saç boyaları ve diğer kozmetiklerin mutlaka daha güvenli olmadığını belirtmektedir. Bitkisel boya ve kına dışında, saç boyalarının görevini yapması kimyasalların varlığına dayanır. Kadınlara ve erkeklere saç boyalarının kullanılmasıyla ilgili şunlar önerilmektedir:
*Saç boyası uygulanırken daima eldiven giyilmelidir.
*Paketteki talimatlar izlenmeli, tüm uyarılar dikkate alınmalıdır.
*Boya saçlara uygulanmadan önce alerjik reaksiyon riskine karşı her kullanım öncesi bir yama testi yapılmalıdır. Bazı insanlar belirli bileşenlere daha fazla maruz kaldıklarında daha alerjik hale gelir. Bir ürün ilk kez kullanıldığında alerjik reaksiyon görülmeyebilir ancak ikinci veya üçüncü kez kullanıldığında alerjik tepki verilebilir.
*Boya, kutu üzerindeki talimatlarda belirtilen süreden daha uzun süre kafada bekletilmemelidir.
*Kullanımdan sonra kafa derisi su ile iyice durulanmalıdır.
*Farklı saç boyası ürünleri asla karıştırılmamalıdır çünkü bu saça ve saçlı deriye zarar verebilir.
*Kaşları veya kirpikleri boyamak için asla saç boyası kullanılmamalıdır. Bu gözlere zarar verebilir, kör bile olunabilir. FDA, kirpik ve kaşlarda saç boyası kullanılmasına izin vermez.
Bazı yeni saç boyası ürünleri bitkisel bazlıdır. Bu ürünler, saç rengini büyük ölçüde değiştirememesi veya rengin daha erken soluklaşması gibi bazı dezavantajlara sahip olabilir ama yine de bir seçenektir.

Sonuç

Saçları renklendirmek veya düzleştirmek için kullanılan kimyasalların kansere neden olup olamayacağı hakkında sorular yıllardır sorulmaya devam etmektedir. Yakın zamana kadar cevaplar tutarsız ve sonuçsuz kalmış ancak geçtiğimiz günlerde yayınlanan yeni, büyük bir çalışmada ortaya çıkan ayıklayıcı bulgular şöyledir: Kalıcı saç boyası veya düzleştirici kullanan veya başkalarına düzleştirici uygulayan kadınlar bu ürünleri kullanmayan kadınlardan daha yüksek meme kanseri riski taşımaktadır. Kişisel saç boyası kullanımının kanser riskini ne kadar artırabileceği açık değildir ancak sonuçlar saç boyası ve düzleştiricinin meme kanseri gelişiminde rol oynayabileceğini göstermektedir. Şimdiye kadar yapılan çalışmaların çoğu güçlü bir bağlantı bulamamıştır ancak bu konuyu açıklığa kavuşturmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu söylenebilir. Uzmanlara göre kadınlar yeni araştırmaların bulgularından haberdar olmalı ancak aşırı endişe duymamalıdır.

Kaynakça:

https://www.nbcnews.com
https://www.cancer.org